- Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir?
- Suçun Oluşması İçin Hangi Unsurlar Gerekir?
- Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Cezası Ne Kadar?
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma: İş, Meslek ve Yönetim İlişkisi
- Araç, Tekne ya da Uçak Teslim Edildiyse Ceza Bir Kat Artar
- Güveni Kötüye Kullanma Şikâyete Tabi mi, Şikâyet Süresi Ne Kadar?
- Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Uzlaşma Var mı?
- Suç mu, Hukuki Uyuşmazlık mı? Borç Para, Emanet ve Kapora Ayrımı
- Ödünç verilen para
- Emanet ve belirli amaçla teslim edilen para
- Kapora, peşinat ve yapılmayan iş
- Hesap ve alacak tartışması
- Hangi Durumlar Güveni Kötüye Kullanma Sayılabilir? Örneklerle
- Emanet bırakılan altın, para ya da eşya
- Kiralanan ya da kullanması için verilen araç
- Vekâletle satış ya da kira tahsili
- Ortak ya da şirket müdürü
- Tahsilat yapan çalışan ya da muhasebeci
- Hırsızlık, Dolandırıcılık ve Zimmetten Farkı Ne?
- Eş, Anne-Baba ya da Kardeş Arasında Güveni Kötüye Kullanma Olur mu?
- Parayı Geri Verirsem Ceza Düşer mi?
- Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Zamanaşımı Kaç Yıl?
- Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Hapis Yatar mı? HAGB, Erteleme ve Adli Para
- Malınız ya da Paranız Geri Verilmiyorsa Ne Yapmalısınız?
- Güveni Kötüye Kullanmakla Suçlanıyorsanız
- Sık Sorulan Sorular
- Güveni kötüye kullanma suçunun cezası ne kadar?
- Güveni kötüye kullanma şikâyete tabi mi?
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma uzlaşmaya tabi mi?
- Güveni kötüye kullanma suçunda şikâyet süresi ne kadar?
- Güveni kötüye kullanma suçunda zamanaşımı kaç yıl?
- Borç verdiğim para geri ödenmiyor, güveni kötüye kullanma olur mu?
- Parayı geri verirsem ceza alır mıyım?
- Kiralık aracı geri vermemek hangi suçtur?
- Güveni kötüye kullanma suçunda HAGB verilir mi?
- Eşim ya da annem malımı sattı, şikâyet edebilir miyim?
📋 Kısa Cevap
Güveni kötüye kullanma suçu, size saklamanız ya da belirli bir iş için verilen malı veya parayı o amacın dışında kullanmak ya da teslim aldığınızı inkâr etmektir. Cezası 6 ay ile 2 yıl hapis ve adli para cezasıdır, şikâyete bağlıdır; iş, meslek ya da hizmet gereği teslimde 1 ile 7 yıl hapistir ve şikâyet gerekmez.
Bir arkadaşınıza “bankaya yatır” diye verdiğiniz para yatırılmadı. Satılsın diye galeriye bıraktığınız araç ortada yok. İşten ayrılan çalışan şirket telefonunu, kasadaki tahsilatı ya da şirket aracını geri getirmiyor. Hepsinde ortak bir nokta vardır: Mal ya da para karşı tarafa güvenle ve belirli bir amaçla teslim edilmiştir, o kişi ise bu güveni kendi çıkarına kullanmıştır.
Türk Ceza Kanunu bu durumu “güveni kötüye kullanma” adıyla suç olarak düzenler. Ancak her ödenmeyen borç bu suç değildir; ödünç verilen paranın geri ödenmemesi çoğu zaman hukuk mahkemesinde çözülen bir alacak meselesidir. Bu çizgi, hem mağdur hem de suçlanan kişi için dosyanın kaderini belirler.
Aşağıda suçun unsurlarını, cezalarını, 2025 sonunda eklenen araç (taşıt) artırımını, şikâyet süresini, uzlaşmayı, zamanaşımını, parayı geri vermenin etkisini ve benzer suçlardan farkını, kanunların 4 Kasım 2026’daki metnine göre örneklerle anlatıyoruz.
Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir?
Güveni kötüye kullanma, başkasına ait olan ve size saklamanız ya da belirli bir şekilde kullanmanız için teslim edilen bir malı, teslim amacının dışında kendi ya da başkasının yararına kullanmak veya o malı teslim aldığınızı inkâr etmektir. Suç Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 155. maddesinde, “mal varlığına karşı suçlar” arasında düzenlenmiştir.
Bu suçu hırsızlıktan ayıran şey, malın faile sahibinin kendi isteğiyle verilmiş olmasıdır. Dolandırıcılıkta da mal rızayla verilir ama bu rıza baştan hileyle elde edilmiştir; güveni kötüye kullanmada ise kişi malı teslim aldıktan sonra niyetini değiştirir.
Kanun suçun iki hâlini ayırır. Birincisi herkes arasında olabilen basit hâldir (TCK 155/1): bir arkadaşa, komşuya, akrabaya emanet bırakılan eşya ya da para gibi. İkincisi iş, meslek, ticaret ya da yönetim ilişkisi gereği teslim edilen mallar hakkında işlenen ve daha ağır cezalandırılan nitelikli hâldir (TCK 155/2); halk arasında buna “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” denir. 25 Aralık 2025’ten beri suçun konusu motorlu taşıtsa ceza ayrıca bir kat artırılır (TCK 155/3).
Suçun Oluşması İçin Hangi Unsurlar Gerekir?
Güveni kötüye kullanma suçu için şu unsurların birlikte bulunması gerekir:
- Başkasına ait bir mal: Para, altın, araç, telefon, belge ya da eşya olabilir. Mülkiyeti size geçmiş bir şey üzerinde bu suç işlenemez.
- Zilyetliğin rızayla devri: Malı fiilen elde bulundurma (zilyetlik), sahibi tarafından size isteyerek verilmiş olmalıdır. Gizlice ya da zorla alınan mal hırsızlık ya da yağmanın konusudur.
- Belirli bir amaç: Mal saklamanız ya da belirli bir şekilde kullanmanız için verilmiştir: “Bu parayı vergi dairesine yatır”, “bu aracı satış için sergile” gibi.
- Amaç dışı tasarruf ya da inkâr: Fail malı satar, rehin verir, harcar, kendi borcuna karşılık verir ya da “bana böyle bir şey teslim edilmedi” diyerek inkâr eder.
- Kast: Fail, malın başkasına ait olduğunu ve amaç dışında kullandığını bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Unutkanlık, ihmal ya da gerçek bir hesap uyuşmazlığı tek başına kast sayılmaz.
Kanun, fiilin “kendisinin veya başkasının yararına” yapılmasını arar; failin malı kendisi için harcaması da, bir yakınına vermesi de yeterlidir. Kanun metninde ayrıca bir zarar şartı yoktur. Zararın büyüklüğü ise hâkimin cezayı belirlerken dikkate aldığı ölçütlerden biridir (TCK 61).
Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Cezası Ne Kadar?
Ceza, malın hangi ilişkiyle teslim edildiğine ve suçun konusunun taşıt olup olmadığına göre değişir. Hapis cezası ile adli para cezası birlikte verilir; hâkim ikisinden birini seçmez, ikisine de hükmeder.
| Durum | Hapis cezası | Şikâyet gerekir mi? | Uzlaştırma |
|---|---|---|---|
| Basit hâl: emanet, saklama ya da kullanması için ödünç verilen eşya | 6 ay – 2 yıl ve adli para cezası | Evet, 6 ay içinde | Var |
| Hizmet nedeniyle: meslek, sanat, ticaret, hizmet ilişkisi ya da mal yönetme yetkisi gereği teslim | 1 – 7 yıl ve 3.000 güne kadar adli para cezası | Hayır, savcılık kendiliğinden soruşturur | Var |
| Basit hâlde suçun konusu motorlu kara, deniz ya da hava taşıtıysa | 1 – 4 yıl ve artırılmış adli para cezası | Evet | Tartışmalı (aşağıda) |
| Hizmet nedeniyle ve suçun konusu taşıtsa | 2 – 14 yıl ve artırılmış adli para cezası | Hayır | Yok |
Adli para cezası gün üzerinden belirlenir: basit hâlde 5 ile 730 gün, hizmet nedeniyle işlenen hâlde 5 ile 3.000 gün arasında. Bir günün karşılığı, kişinin ekonomik durumuna göre 100 TL ile 500 TL arasındadır (TCK 52); 300 gün ve günlüğü 100 TL’den verilen ceza 30.000 TL eder.
Hâkim cezayı bu sınırlar içinde malın değerine, zararın büyüklüğüne, kastın yoğunluğuna ve olayın özelliklerine göre belirler (TCK 61). Sabıkasızlık, duruşmadaki pişmanlık gibi takdiri indirim nedenleri varsa ceza altıda birine kadar azaltılabilir (TCK 62). Kesinleşmiş cezanın cezaevinde ne kadarının geçeceğini merak ediyorsanız yatar ve infaz hesaplama aracı ile kabaca hesaplayabilirsiniz.

Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma: İş, Meslek ve Yönetim İlişkisi
Mal size işiniz, mesleğiniz ya da yönetim yetkiniz gereği teslim edildiyse suç nitelikli hâle girer. Kanun dört ilişki sayar: meslek ve sanat, ticaret, hizmet ilişkisi ve hangi nedenle doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etme yetkisi. Ceza yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi daha ağırdır; savcılık şikâyet beklemeden soruşturur ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez.
Uygulamada en sık görülen örnekler şunlardır:
- Çalışan ve işveren: Kuryenin topladığı tahsilatı teslim etmemesi, kasadan sorumlu çalışanın kasadaki parayı kendi borcuna kullanması, işten ayrılan çalışanın zimmetli telefon, bilgisayar ya da aracı iade etmemesi.
- Meslek ve sanat: Tamircinin onarım için bırakılan cihazı satması, kuyumcunun işlemek için aldığı altını geri vermemesi.
- Ticaret: Satılmak üzere bırakılan aracı satıp bedelini vermeyen galerici, depoya bırakılan malı başkasına satan depocu.
- Mal yönetme yetkisi: Vekil, apartman yöneticisi ya da şirket müdürünün bu yetkiyi kendi çıkarına kullanması (aşağıda örneklerle).
Kamu görevlisi, görevi gereği kendisine teslim edilen malı mal edinirse güveni kötüye kullanmadan değil, çok daha ağır cezalı zimmetten (TCK 247) yargılanır. Özel şirkette ya da dernekte çalışan kişi kamu görevlisi değildir.
Malın bir çalışana “teslim edilmiş” olması ile çalışanın o mala yalnızca “ulaşabilmesi” de ayrı şeylerdir. Kasanın sorumluluğu kendisine verilmemiş, sadece dükkânda bulunduğu için kasaya erişebilen çalışanın kasadan para alması, Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre çoğu zaman hırsızlık olarak değerlendirilir. Hırsızlığın cezaları için hırsızlık suçu cezası yazımıza bakabilirsiniz.
Araç, Tekne ya da Uçak Teslim Edildiyse Ceza Bir Kat Artar
7571 sayılı Kanun (11. Yargı Paketi) TCK 155’e üçüncü bir fıkra ekledi. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren bu hükme göre suçun konusu motorlu kara, deniz ya da hava taşıtıysa, verilecek ceza bir kat artırılır. “Bir kat artırım” cezanın iki katına çıkması demektir; tablodaki taşıtlı satırlar bu hesapla bulunur. Adli para cezası da aynı oranda artar.
Otomobil, motosiklet, iş makinesi, tekne ve benzeri motorlu taşıtlar bu kapsamdadır; bisiklet gibi motorsuz araçlar değildir. En çok kiralanan aracın iade edilmeyip satılması ya da rehin bırakılması, galeriye bırakılan aracın başkasına verilmesi ve leasing sözleşmesi bittikten sonra aracın iade edilmemesi gibi durumlarda gündeme gelir.
Aynı kanun uzlaştırma listesindeki güveni kötüye kullanma ibaresine “üçüncü fıkra hariç” sözünü ekledi (CMK 253/1-b-7). Bu yüzden hizmet nedeniyle bir aracın iade edilmemesi olayında taraflar anlaşsa bile dosya uzlaştırmayla kapanmaz. Basit hâldeki taşıt olaylarında ise durum tartışmalıdır: Şikâyet şartı kalkmadığı için, şikâyete bağlı bütün suçları uzlaştırmaya tabi tutan genel kural (CMK 253/1-a) uygulanabilir ve bu yönde güçlü bir görüş vardır. Yargıtay uygulaması zamanla netleşecektir.
Artırım 25 Aralık 2025’ten önce işlenen fiillere uygulanmaz; suçun işlendiği zamanki kanun ile sonraki kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır (TCK 7/2). 7571 sayılı Kanun bu değişiklik için ayrı bir geçiş hükmü koymadığından, o tarihten önce işlenmiş araç olaylarında uzlaştırma da kural olarak eski hükme göre, yani uzlaştırma yolu açık olarak değerlendirilir. Yargı paketlerinin diğer değişiklikleri için 11. ve 12. Yargı Paketi yazımıza bakabilirsiniz.
Temsili Örnek
Nilüfer’de bir lojistik firmasında satış temsilcisi olan Kerem’e, işi için şirket otomobili tutanakla teslim edilir. Kerem Mart 2026’da işten ayrılır, aracı iade etmez ve ihtara cevap vermez. Sonra aracın, Kerem’in borcuna karşılık başka bir ilde bir başkasına bırakıldığı anlaşılır. Araç hizmet ilişkisi gereği teslim edildiği ve suçun konusu motorlu taşıt olduğu için ceza aralığı 2 ile 14 yıl hapistir. Savcılık şikâyet beklemeden soruşturur, şirket ile Kerem anlaşsa bile dosya uzlaştırmayla kapanmaz. Kerem aracı kovuşturma başlamadan önce sağlam ve eksiksiz iade ederse etkin pişmanlık nedeniyle verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir.
Güveni Kötüye Kullanma Şikâyete Tabi mi, Şikâyet Süresi Ne Kadar?
Cevap suçun hangi hâliyle ilgili olduğuna göre değişir:
- Basit hâl (TCK 155/1) şikâyete tabidir. Mağdur şikâyet etmezse soruşturma yapılmaz. Şikâyet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği günden itibaren 6 aydır (TCK 73/1). Bu süre geçerse şikâyet hakkı düşer; zamanaşımı dolmamış olsa bile dava açılamaz.
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK 155/2) şikâyete tabi değildir. Savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturur. Mağdurun başvurusu teknik olarak bir ihbardır ve zamanaşımı dolana kadar yapılabilir.
Uygulamada en çok tartışılan nokta, sürenin hangi günden başladığıdır. Süre malın teslim edildiği günden değil, mağdurun malın amaç dışında kullanıldığını ya da inkâr edildiğini öğrendiği günden başlar. Örneğin emanet bıraktığınız altınları geri istediğinizde karşı taraf “sende alacağım vardı, onları alacağıma saydım (mahsup ettim)” ya da “böyle bir şey almadım” derse, öğrenme tarihi genellikle bu konuşmanın yapıldığı gündür. Bu tarihi gösteren mesaj, ihtarname ya da tanık beyanı şikâyetinizin süresinde olduğunu ispat eder.
Basit hâlde mağdur şikâyetinden vazgeçerse dava düşer; sanık vazgeçmeyi kabul etmezse sonuç doğmaz (TCK 73/4 ve 73/6). Vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıklayan mağdur sonradan tazminat davası açamaz (TCK 73/7); bu yüzden parayla ilgili anlaşma yazılı ve tam olmalıdır.
Şikâyet, başsavcılığa dilekçeyle ya da karakola giderek yapılabilir. Dilekçenin nasıl yazılacağını savcılığa şikâyet dilekçesi örneği sayfamızda anlattık.
Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Uzlaşma Var mı?
Evet. Güveni kötüye kullanma, hem basit hem de hizmet nedeniyle işlenen hâliyle uzlaştırmaya tabidir. Hizmet nedeniyle işlenen hâl şikâyete bağlı olmasa da 2019’da 7188 sayılı Kanunla uzlaştırma kapsamına alınmıştır (CMK 253/1-b-7). İstisna taşıt hâlidir: Hizmet nedeniyle taşıt olaylarında uzlaştırma yoktur, basit hâlde taşıt için ise durum yukarıda anlattığımız gibi tartışmalıdır. İnternette “nitelikli hâl uzlaşmaya tabi değildir” diye geçen bilgiler 2019 öncesini anlatır.
Savcılık, dava açmaya yetecek şüphe bulduğunda dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırmacının teklifine 7 gün içinde cevap verilmezse reddedilmiş sayılır (CMK 253/4). Taraflar anlaşırsa şüphelinin yerine getireceği edim, yani üstlendiği ödeme ya da iş belirlenir: parayı ya da malı geri vermek, tazminat ödemek ya da özür dilemek gibi.
- Edim hemen ve tek seferde yerine getirilirse soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı (dava açılmaması kararı), dava aşamasında davanın düşmesi kararı verilir.
- Edim taksitlendirildiyse ya da ileri bir tarihe bırakıldıysa, soruşturmada kamu davasının açılması ertelenir, dava aşamasında yargılama durdurulur; bu sürede zamanaşımı işlemez. Taksitler ödenmezse soruşturmada dava açılır, dava aşamasında yargılama kaldığı yerden sürer (CMK 253/19, 254/2).
- Olayda birden fazla mağdur varsa uzlaşma için hepsinin kabul etmesi gerekir (CMK 253/7).
- Aynı olayda uzlaştırmaya tabi olmayan başka bir suç da aynı mağdura karşı işlendiyse kural olarak uzlaştırma uygulanmaz (CMK 253/3).
Uzlaşmada ceza verilmez ve sabıka kaydı oluşmaz. Mağdur için zararı geri almanın en hızlı yollarından biridir; ancak uzlaşmadan sonra, o anda belirlenemeyen ya da sonradan ortaya çıkan zararlar dışında, aynı suç için tazminat davası açılamaz (CMK 253/19). Edim yerine getirilmezse uzlaşma belgesi mahkeme kararı gibi doğrudan icraya konabilir. Bu yüzden edimin tutarı, ödeme tarihleri ve iade edilecek mallar belgeye tam ve açık yazılmalıdır.
Suç mu, Hukuki Uyuşmazlık mı? Borç Para, Emanet ve Kapora Ayrımı
Şikâyetlerin önemli bir kısmı savcılıkta “hukuki uyuşmazlık” denilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanır. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre belirleyici soru şudur: Mal ya da paranın mülkiyeti karşı tarafa geçti mi, yoksa yalnızca belirli bir amaçla elinde bulunması mı sağlandı?
Ödünç verilen para
Birine “ihtiyacın varsa kullan, sonra ödersin” diyerek borç para verdiğinizde, paranın mülkiyeti ona geçer. Borç alan kişi aynı paranın kendisini değil aynı miktarı geri vermekle yükümlüdür ve o parayı dilediği gibi harcayabilir. Geri ödememesi bir borç ihlalidir, suç değildir; yol icra takibi ya da alacak davasıdır. Kişi parayı alırken baştan yalan söyleyip sizi kandırdıysa (örneğin hiç olmayan bir iş için para istediyse) konu, şartları varsa dolandırıcılıktır.
Emanet ve belirli amaçla teslim edilen para
Para, karşı tarafın serbestçe kullanması için değil, belirli bir işte kullanılmak üzere verildiyse durum değişir. “Tapu harcını yatır”, “kira bedelini ev sahibine götür” ya da “bu dövizleri kasanda sakla” diyerek verilen para o işe harcanmayıp failin kendi işine kullanılırsa güveni kötüye kullanma gündeme gelir. Bu yüzden dekont açıklamasına ya da mesajlara paranın hangi amaçla verildiğinin yazılması çok önemlidir.
Kapora, peşinat ve yapılmayan iş
Kapora ya da peşinat alan satıcının malı teslim etmemesi ya da ustanın işi yapmaması, çoğu zaman sözleşmenin yerine getirilmemesidir ve hukuk mahkemesinin konusudur; para saklamak için değil, sözleşmenin karşılığı olarak verilmiştir. Baştan teslim niyeti olmadan çok sayıda kişiden kapora toplanması ise dolandırıcılık olabilir; bu ayrım için dolandırılan kişi ne yapmalı yazımıza bakabilirsiniz.
Hesap ve alacak tartışması
Taraflar arasında karşılıklı alacak-verecek ilişkisi varsa, örneğin işveren ile çalışan arasında ücret ve tahsilat hesabı tartışmalıysa, kişinin malı “alacağıma karşılık tuttum” demesi her zaman suç kastını göstermez. Savcılık bu savunmanın ciddi olup olmadığını araştırır. Fail sadece kendi alacağı bahanesiyle malı alıkoyuyorsa suç oluşabilir; gerçek bir hesap uyuşmazlığı varsa çözüm hukuk mahkemesidir.
Hangi Durumlar Güveni Kötüye Kullanma Sayılabilir? Örneklerle
Aşağıdaki örnekler uygulamada sık karşılaşılan durumlardır. Sonuç her dosyada delillere ve olayın ayrıntısına göre değişir.
Emanet bırakılan altın, para ya da eşya
Yurt dışına giden bir kişinin altınlarını, ev eşyasını ya da birikimini arkadaşına ya da komşusuna bırakması ve döndüğünde bunların harcanmış, satılmış veya “hiç almadım” diye inkâr edilmiş olduğunu görmesi, basit hâlin en tipik örneğidir.
Kiralanan ya da kullanması için verilen araç
Kiralanan aracın süre bittikten sonra iade edilmeyip satılması, rehin bırakılması ya da parçalarının sökülmesi, 25 Aralık 2025’ten sonra işlenmişse taşıt artırımıyla değerlendirilir. Kiralama şirketi ile müşteri ilişkisinin basit hâl mi, ticari ilişki nedeniyle nitelikli hâl mi sayılacağı tartışılabilir; bu ayrım ceza aralığını ve uzlaştırma imkânını doğrudan etkiler. Birkaç gün geç iade ise tek başına suç sayılmayabilir; gecikme bedeli hukuk yoluyla istenir.
Vekâletle satış ya da kira tahsili
Ev, arsa ya da araç satması için vekâlet verilen kişinin bedeli sahibine vermemesi ya da kira tahsil eden vekilin kiraları kendine harcaması, mal idare yetkisinin kötüye kullanılmasıdır ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebilir. Malın vekâlet amacına aykırı biçimde çok düşük bedelle vekilin yakınına devri de böyle incelenir. Vekâlet verenin vefatından sonra hesabından para çekilmesi ise ayrı kurallara tabidir; bunu ölen kişinin hesabından para çekmenin cezası yazımızda anlattık.
Ortak ya da şirket müdürü
Şirket müdürü ya da yönetim kurulu üyesinin şirket parasını kendi hesabına aktarması ya da şirket aracını kendi üzerine devretmesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebilir. Suçla bir şirkete haksız menfaat sağlandıysa o şirket hakkında da güvenlik tedbirine hükmedilebilir (TCK 169). Ortaklar arasındaki kâr payı ve masraf tartışmaları ise çoğunlukla ticaret mahkemesinin konusudur.
Tahsilat yapan çalışan ya da muhasebeci
Tahsilatı şirkete yatırmayan çalışan ya da vergi, SGK primi veya harç için aldığı parayı yatırmayıp kendi işine kullanan muhasebeci, meslek ve hizmet ilişkisi gereği teslim edilen para hakkında suç işlediği için nitelikli hâlden sorumlu tutulur. Muhasebecinin defter ve belgeleri istendiğinde geri vermemesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Hırsızlık, Dolandırıcılık ve Zimmetten Farkı Ne?
Bu dört suç da birinin malına yönelir ama malın faile nasıl geçtiği farklıdır. Ayrım; cezayı, şikâyet şartını, uzlaşmayı ve zamanaşımını değiştirir.
| Suç | Mal faile nasıl geçer? | Temel cezası |
|---|---|---|
| Güveni kötüye kullanma | Sahibi belirli bir amaçla kendi rızasıyla teslim eder, fail sonradan amaç dışı kullanır ya da inkâr eder | 6 ay – 2 yıl (şikâyetle); hizmet nedeniyle 1 – 7 yıl |
| Hırsızlık | Sahibinin rızası olmadan, bulunduğu yerden alınır | 1 – 3 yıl |
| Dolandırıcılık | Sahibi hileli davranışlarla aldatılarak malı kendisi verir | 1 – 5 yıl ve 5.000 güne kadar adli para |
| Zimmet | Kamu görevlisi, görevi gereği kendisine teslim edilen ya da gözetiminde olan malı mal edinir | 5 – 12 yıl |
Kısacası teslim anında aldatma varsa dolandırıcılık, hiç teslim yoksa hırsızlık, rızayla teslimden sonra güven çiğnendiyse güveni kötüye kullanma söz konusudur. Dolandırıcılığın ağır hâlleri için nitelikli dolandırıcılık cezası yazımıza bakabilirsiniz.
Yakın iki suç daha vardır: Borcu ödenmiş bir senedi icraya koymak bedelsiz senedi kullanma (TCK 156), hesabınıza yanlışlıkla gönderilen parayı iade etmemek gibi hata sonucu ele geçen malı mal edinmek ise kaybedilmiş eşya üzerinde tasarruf suçudur (TCK 160). İkincisinde para size bir amaçla teslim edilmediği için güveni kötüye kullanma oluşmaz.
Eş, Anne-Baba ya da Kardeş Arasında Güveni Kötüye Kullanma Olur mu?
Güveni kötüye kullanma suçu aile içinde de işlenebilir, ancak kanun bazı yakınlar arasında cezayı kaldırır ya da azaltır (TCK 167):
- Ceza verilmez: Ayrılık kararı verilmemiş eş, anne-baba, çocuk, torun gibi üstsoy ya da altsoy, gelin, damat gibi aynı derecedeki kayın hısımları, evlat edinen ya da evlatlık ve aynı evde yaşayan kardeş zararına işlenen suçta.
- Ceza şikâyet üzerine verilir ve yarı oranında indirilir: Ayrılık kararı verilmiş eş, ayrı evde yaşayan kardeş ya da aynı evde yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derece kayın hısımları zararına işlenen suçta.
Ceza verilmemesi, zararın istenemeyeceği anlamına gelmez. Eşinin altınlarını habersiz satan kişi hakkında ceza davası açılmasa da altınların bedeli boşanma ya da alacak davasında istenebilir.
Parayı Geri Verirsem Ceza Düşer mi?
Geri vermek cezayı her zaman kaldırmaz, ama sonucu ciddi biçimde değiştirir. Üç yol vardır:
- Uzlaşma: Uzlaşma sonucunda zarar ödenirse dava açılmaz ya da düşer; ceza verilmez. Hizmet nedeniyle taşıt hâlinde bu yol yoktur, basit hâlde taşıt için durum tartışmalıdır.
- Şikâyetten vazgeçme: Basit hâlde mağdur, zararı karşılanınca şikâyetinden vazgeçerse dava düşer. Hizmet nedeniyle işlenen hâlde vazgeçme davayı düşürmez.
- Etkin pişmanlık (TCK 168): Fail, kovuşturma başlamadan önce, yani iddianame kabul edilmeden önce, bizzat pişmanlık göstererek zararı aynen geri verme ya da tazmin ederek tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce giderirse indirim yarısına kadardır. Zararın yalnızca bir kısmı ödenirse indirim için ayrıca mağdurun rızası gerekir.
Etkin pişmanlık indirimi taşıt hâli dahil suçun tüm hâllerinde uygulanabilir. Zararın giderilmesi aynı zamanda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi gibi lehe kararların da önünü açar.
Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Zamanaşımı Kaç Yıl?
Dava zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir (TCK 66):
- Basit hâl: Üst sınır taşıt hâli dahil 5 yılı aşmadığı için zamanaşımı 8 yıldır.
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma: Üst sınır taşıt hâli dahil 5 yılı aşıp 20 yılın altında kaldığı için zamanaşımı 15 yıldır.
Süre suçun işlendiği günden başlar. Savcılıkta ifade alınması, iddianame ya da mahkûmiyet kararı gibi işlemler zamanaşımını keser ve süre yeniden başlar. Ancak toplam süre en fazla yarısı kadar uzayabilir (TCK 67/4); yani basit hâlde en çok 12 yıl, hizmet nedeniyle işlenen hâlde en çok 22 yıl 6 ay.
Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Hapis Yatar mı? HAGB, Erteleme ve Adli Para
Verilen cezaların çoğu, şartları varsa cezaevine girmeden sonuçlanabilir:
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Ceza 2 yıl ya da daha az hapis veya adli para cezasıysa, kasıtlı suçtan önceki mahkûmiyet yoksa ve mahkeme yeniden suç işlenmeyeceği kanaatine varırsa hüküm açıklanmayabilir. Zarar doğuran bütün suçlarda olduğu gibi burada da mağdurun zararının aynen iade, eski hâle getirme ya da tazmin yoluyla tamamen giderilmesi şarttır (CMK 231). Zarar hemen ödenemiyorsa mahkeme, denetim süresi içinde taksitle ödenmesine karar verebilir. 5 yıllık denetim süresinde kasıtlı yeni bir suç işlenmez ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulursa dava düşer. Ayrıntılar için HAGB nedir yazımıza bakabilirsiniz.
- Erteleme: 2 yıl ya da daha az hapis cezası ertelenebilir (TCK 51). Mahkeme ertelemeyi zararın giderilmesi şartına bağlayabilir.
- Adli para cezasına çevirme: 1 yıl ya da daha kısa hapis cezası, şartları varsa adli para cezasına ya da başka seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK 50).
Hizmet nedeniyle işlenen hâlde alt sınır 1 yıl olduğu için alt sınıra yakın cezalarda HAGB ve erteleme mümkündür. Bu hâlde suçun konusu taşıtsa alt sınır 2 yıla çıktığı için imkân daralır; 2 yılı aşan cezada HAGB ve erteleme uygulanamaz, ancak etkin pişmanlık ve takdiri indirim cezayı bu sınırın altına indirebilir. Mahkûmiyet kesinleşirse adli sicil kaydına işlenir; kaydın ne zaman silineceğini adli sicil kaydı sildirme yazımızda anlattık.
Güveni kötüye kullanma davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar.
Malınız ya da Paranız Geri Verilmiyorsa Ne Yapmalısınız?
Sonucu en çok etkileyen şey teslimin ve teslim amacının ispatıdır; karşı taraf genellikle “bana bir şey verilmedi” ya da “o para borçtu” diye savunur. Şikâyetten önce şunları toparlayın:
- Teslim belgesi: Banka dekontu ve açıklaması, teslim tutanağı, zimmet formu, sözleşme, vekâletname, galeri ile yapılan yazılı anlaşma.
- Amacı gösteren yazışmalar: Paranın ya da malın ne için verildiğini, ne zaman geri isteneceğini gösteren WhatsApp mesajları ve e-postalar. Karşı tarafın teslimi kabul ettiği bir mesaj çok değerlidir.
- Tanıklar: Teslim anında orada bulunan ya da sonradan karşı tarafın itirafını duyan kişiler.
- İade talebi: Malı geri istediğinizi gösteren mesaj ya da noter ihtarnamesi. İhtara rağmen iade edilmemesi amaç dışı tasarrufun önemli bir göstergesidir ve şikâyet süresinin başlangıcını belirlemeye de yardımcı olur.
Ceza mahkemesi kural olarak tazminata hükmetmez; ancak uzlaşma, etkin pişmanlık ve HAGB’nin zararın giderilmesine bağlanması, failin parayı geri vermesi için güçlü bir teşviktir. Uzlaşmayı kabul ederseniz, o anda bilinmeyen ya da sonradan ortaya çıkan zararlar dışında aynı suç için ayrıca tazminat davası açamayacağınızı (CMK 253/19) hesaba katın. Paranın tahsili için icra takibi ya da alacak davası açabilir, gerekirse ihtiyati haciz isteyebilirsiniz.
Güveni Kötüye Kullanmakla Suçlanıyorsanız
Hakkınızda şikâyet yapıldıysa ilk adım genellikle ifadeye çağrılmaktır ve bu aşamada söyledikleriniz dosyanın yönünü belirler. Şunlara dikkat edin:
- Malın ya da paranın size hangi amaçla, hangi koşullarla verildiğini netleştirin. Para borç olarak verildiyse bunu gösteren mesajlar ve ödeme geçmişi savunmanın temelidir.
- Karşı tarafla aranızda bir hesap, ortaklık ya da alacak ilişkisi varsa bunu belgelerle ortaya koyun. Gerçek bir hesap uyuşmazlığı suç kastını ortadan kaldırabilir.
- Malı geri vermek ya da zararı ödemek istiyorsanız bunu kovuşturma başlamadan yapmak etkin pişmanlıkta daha büyük indirim sağlar; uzlaştırma teklifini de bu açıdan değerlendirin.
- Susma hakkınız her zaman vardır. Konuşmayı seçerseniz, teslimin belgeyle ispatlanabileceği bir durumda “hiç almadım” gibi gerçeğe aykırı bir inkâr savunmanızın inandırıcılığını zayıflatır.
İfadeye nasıl hazırlanacağınızı, susma hakkını ve avukat talebini ifadeye çağrıldım ne yapmalıyım yazımızda anlattık. Dosyanız Bursa’daysa Bursa ceza avukatı desteğiyle hem uzlaştırma hem de savunma stratejisini baştan kurabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Güveni kötüye kullanma suçunun cezası ne kadar?
Basit hâlde 6 ay ile 2 yıl hapis ve adli para cezasıdır. Mal meslek, ticaret, hizmet ilişkisi ya da mal yönetme yetkisi gereği teslim edildiyse 1 ile 7 yıl hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası verilir. Suçun konusu motorlu taşıtsa ceza bir kat artırılır: basit hâlde 1-4 yıl, hizmet nedeniyle 2-14 yıl.
Güveni kötüye kullanma şikâyete tabi mi?
Basit hâli şikâyete tabidir; mağdur fiili ve faili öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde şikâyet etmelidir. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ise şikâyete tabi değildir; savcılık kendiliğinden soruşturur ve şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürmez.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma uzlaşmaya tabi mi?
Evet. 2019’dan beri hizmet nedeniyle işlenen hâl de uzlaştırma kapsamındadır. 25 Aralık 2025’ten itibaren hizmet nedeniyle işlenen ve suçun konusu motorlu kara, deniz ya da hava taşıtı olan hâl uzlaştırma dışında bırakılmıştır. Basit hâlde taşıt için durum tartışmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunda şikâyet süresi ne kadar?
Basit hâlde 6 aydır ve malın teslim edildiği günden değil, amaç dışı kullanmanın ya da inkârın ve failin öğrenildiği günden başlar. Hizmet nedeniyle işlenen hâlde şikâyet süresi yoktur; zamanaşımı dolana kadar savcılığa başvurulabilir.
Güveni kötüye kullanma suçunda zamanaşımı kaç yıl?
Basit hâlde 8 yıl, hizmet nedeniyle işlenen hâlde 15 yıldır. Zamanaşımını kesen işlemler olursa süre en fazla yarısı kadar uzayabilir; bu durumda üst sınırlar 12 yıl ve 22 yıl 6 aydır.
Borç verdiğim para geri ödenmiyor, güveni kötüye kullanma olur mu?
Kural olarak hayır. Ödünç verilen paranın mülkiyeti borç alana geçer ve geri ödememek bir borç ihlalidir; çözüm icra takibi ya da alacak davasıdır. Para belirli bir işte kullanılmak ya da saklanmak üzere verildiyse ve amaç dışında harcandıysa durum değişir. Parayı alırken baştan kandırıldıysanız dolandırıcılık gündeme gelebilir.
Parayı geri verirsem ceza alır mıyım?
Uzlaşma sağlanır ve ödeme yapılırsa ceza verilmez; basit hâlde mağdur şikâyetinden vazgeçerse dava düşer. Uzlaşma olmazsa, zararı kovuşturma başlamadan tamamen gidermek cezada üçte ikiye kadar, kovuşturma sırasında gidermek yarıya kadar indirim sağlar. Zararın giderilmesi HAGB’nin de şartıdır.
Kiralık aracı geri vermemek hangi suçtur?
Kullanmak için teslim edilen aracın iade edilmeyip satılması, rehin verilmesi ya da kendi malıymış gibi kullanılması güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilir. Olay 25 Aralık 2025’ten sonra işlendiyse taşıt nedeniyle ceza bir kat artırılır. Aracın baştan hileli bir senaryoyla alınması ise dolandırıcılık olabilir.
Güveni kötüye kullanma suçunda HAGB verilir mi?
Verilen ceza 2 yıl ya da daha az ise ve diğer şartlar varsa verilebilir. Zarar doğuran her suçta olduğu gibi mağdurun zararının tamamen giderilmesi de şarttır; hemen ödenemiyorsa mahkeme denetim süresi içinde taksitle ödemeye karar verebilir.
Eşim ya da annem malımı sattı, şikâyet edebilir miyim?
Ayrılık kararı olmayan eş, anne-baba, çocuk ve aynı evde yaşayan kardeş zararına işlenen güveni kötüye kullanmada ceza verilmez. Bu, zararın istenemeyeceği anlamına gelmez; malın bedeli hukuk mahkemesinde istenebilir.
Emanet ettiğiniz mal ya da para geri verilmiyor mu, güveni kötüye kullanmakla mı suçlanıyorsunuz? Şikâyet, uzlaştırma, ifade ve dava sürecinde Bursa’da Yüce Hukuk Bürosu ile ücretsiz ön görüşme yapabilirsiniz.
⚖️ Bu konuda profesyonel destek mi arıyorsunuz? Ceza Hukuku hizmetimizi inceleyebilir, ücretsiz ön görüşme talep edebilirsiniz.
İlgili Rehberler:

