Miras bırakan kişi (muris), hayattayken mal varlığı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunma özgürlüğüne sahiptir. Vasiyetname düzenleyerek veya bağışlama yaparak mallarını bir derneğe, bir arkadaşına veya çocuklarından sadece birine bırakabilir. Ancak kanun koyucu, bu özgürlüğe çok keskin bir sınır çizmiştir: Saklı Pay (Mahfuz Hisse).
Miras bırakan, kanunun belirlediği en yakın aile üyelerinin “saklı paylarına” dokunamaz. Eğer vasiyetname veya sağlararası gerçek bir bağış işlemi ile bu sınır aşılırsa, mağdur olan mirasçılar tenkis davası açarak ihlal edilen haklarının iadesini talep edebilirler. Sürecin teknik hesaplamaları ve kesin süreleri nedeniyle uzman bir Bursa miras avukatı ile hareket etmek, hak kaybını önlemenin tek yoludur.
Saklı pay, miras bırakanın kendi iradesiyle dahi (vasiyetname vb. yollarla) başkasına devredemeyeceği, kanunla güvence altına alınmış asgari miras hakkıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 505 uyarınca, muris ancak saklı paylar dışında kalan “tasarruf edilebilir kısım” üzerinde işlem yapabilir.
Güncel Medeni Kanunumuza göre sadece üç grup mirasçının saklı pay hakkı bulunmaktadır:
Altsoy (Çocuklar, torunlar ve onların çocukları)
Anne ve Baba
Sağ Kalan Eş
(Önemli Not: Kardeşlerin saklı pay hakkı 2007 yılında yapılan yasal değişiklikle tamamen kaldırılmıştır. Dolayısıyla muris, kardeşlerinin payını vasiyetname ile başkasına bırakabilir.)
Açılacak bir tenkis davasında hak iddia edebileceğiniz oranlar, yasal miras payınız üzerinden şu şekilde hesaplanır:
| Mirasçı Zümresi | Saklı Pay Oranı |
| Altsoy (Çocuklar) | Yasal miras payının yarısı (1/2) |
| Anne ve Baba | Yasal miras payının dörtte biri (1/4) |
| Sağ Kalan Eş | Altsoy veya anne-baba ile mirasçıysa yasal payının tamamı; diğer hallerde dörtte üçü (3/4) |
Tenkis kelime anlamı olarak “indirme, azaltma” demektir. Tenkis davası; miras bırakanın tasarruf edilebilir sınırları aşıp mirasçıların saklı paylarına tecavüz ettiği durumlarda, bu taşkınlığın (fazlalığın) kanuni sınırlara çekilmesi için açılan davadır.
Şu durumlarda tenkis davası gündeme gelir:
Murisin, mal varlığının büyük bir kısmını vasiyetname ile üçüncü bir kişiye bırakması.
Murisin ölümünden önceki son 1 yıl içinde yaptığı yüklü bağışlamalar.
Murisin saklı pay kurallarını dolanmak amacıyla (örneğin vakıf kurarak) yaptığı devirler.
Bu iki dava sıklıkla birbirine karıştırılır. Eğer miras bırakan kişi tapuda bir bedel almadığı halde “satış” göstermişse (yani hile yapmışsa), burada saklı pay hesabı yapılmaksızın doğrudan muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davası açılır ve tapunun iptali istenir. Ancak ortada resmi bir vasiyetname veya dürüstçe yapılmış bir “bağış” işlemi varsa ve bu işlem sizin yasal saklı payınızı zedeliyorsa, açılacak dava tenkis davasıdır.
Muvazaa davalarının aksine, tenkis davası kanunun belirlediği çok katı ve kısa sürelere tabidir. Bu süreler geçirildiği takdirde dava açma hakkı kesin olarak düşer:
Mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl,
Her halükarda vasiyetnamelerde vasiyetnamenin açılmasından, diğer tasarruflarda ise mirasın açılmasından (murisin vefatından) itibaren 10 yıl.
Bu 1 yıllık kısa süre, hak arama sürecinde hızlı hareket etmeyi ve derhal yasal süreci başlatmayı zorunlu kılar.
Hukuki terimler bazen kafa karıştırıcı olabilir. Durumunuzun bir tenkis davasına uyup uymadığını anlamak için, müvekkillerimizin en sık karşılaştığı şu örnek senaryolara göz atabilirsiniz:
Olay: Bursalı esnaf Mehmet Amca’nın bir kızı ve bir oğlu vardır. Vefat etmeden önce notere giderek resmi bir vasiyetname yazar ve Osmangazi’deki çok değerli dükkanını sadece oğluna bıraktığını beyan eder. Kızı durumu babası vefat edip vasiyetname açıldığında öğrenir.
Hukuki Durum: Ortada tapuda yapılmış gizli/hileli bir “satış” (muvazaa) yoktur; geçerli bir vasiyetname vardır. Ancak Mehmet Amca, kızının kanuni hakkı olan “saklı payına” tecavüz etmiştir.
Çözüm: Kızı, vasiyetnamenin açılmasından itibaren 1 yıl içinde Tenkis Davası açarak, kendi saklı payına düşen oranın dükkanın değerinden hesaplanıp kendisine ödenmesini (veya dükkana ortak edilmesini) mahkemedan talep eder.
Olay: Ayşe Teyze, vefatından sadece 5 ay önce, çocuklarına kızdığı için Mudanya’daki yazlığını komşusuna veya bir derneğe tapuda “bağış” yoluyla devreder. (Dikkat: Satış değil, resmi bağış). Çocukları vefat sonrası tapu kayıtlarına baktıklarında evlerin bağışlandığını görür.
Hukuki Durum: Kanunumuza göre, miras bırakanın ölümünden önceki son 1 yıl içinde yaptığı alışılmışın dışındaki büyük bağışlamalar doğrudan tenkise tabidir.
Çözüm: Çocuklar hemen tenkis davası açarak, bu bağış işleminin saklı paylarını ihlal eden kısmının iptalini ve kendilerine iadesini sağlar.
Olay: İlk evliliğinden çocukları olan bir baba, ikinci eşiyle evlendikten sonra bankadaki tüm nakit birikimini ve bazı araçlarını ikinci eşine resmi olarak hediye eder (bağışlar). Vefat ettiğinde, ilk evliliğinden olan çocuklarına hiçbir şey kalmaz.
Hukuki Durum: Miras bırakan, mallarını dilediğine hediye edebilir ancak çocuklarının saklı payını sıfırlayamaz.
Çözüm: İlk eşten olan çocuklar, babalarının ikinci eşe yaptığı bu aşırı kazandırmaların, kendi saklı paylarını zedelediği gerekçesiyle tenkis davası açıp haklarını alabilirler.
Özetle: Eğer miras bırakan kişi tapuda “sattım” deyip aslında parayı almadıysa dava Muris Muvazaası‘dır. Ancak “vasiyet ettim” veya “bağışladım” diyerek resmi yoldan malını başkasına verip sizi mirassız bıraktıysa açılacak dava Tenkis Davası‘dır.
Tenkis davaları, basit bir alacak davası değildir. Ölüm tarihindeki terekenin (aktifler ve pasifler) tam olarak tespiti, murisin geçmişe dönük banka kayıtlarının incelenmesi ve gayrimenkullerin rayiç bedellerinin bilirkişiler (aktüerya/hesap uzmanları) tarafından karmaşık formüllerle hesaplanması gerekir.
Bursa adliyelerinde görülen bu tür teknik davalarda, süreci eksiksiz yönetecek bir avukatın varlığı, hakkınız olan miras payını tam ve zamanında almanızı sağlayacaktır.
Saklı payınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız, hak düşürücü süreleri kaçırmadan tenkis davası sürecini başlatmak için hemen Yüce Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.
Cevap: Hayır, bulunmamaktadır. 2007 yılında Türk Medeni Kanunu'nda yapılan değişiklikle kardeşlerin saklı pay hakkı tamamen kaldırılmıştır. Miras bırakan kişi, kardeşlerinin yasal miras payları üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir veya bu malları başkasına vasiyet edebilir.
Cevap: Tenkis davasında kesin yetkili mahkeme, miras bırakanın son yerleşim yeri (ikametgah) mahkemesidir. Görevli mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemesidir. Örneğin; miras bırakan kişi vefat etmeden önce resmi olarak Bursa Nilüfer'de yaşıyorsa, dava Bursa Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır.
Cevap: Kanuna göre tenkis öncelikle bedel (para) üzerinden yapılır. Kendisine fazladan kazandırma yapılan kişi, saklı payı ihlal eden kısmı nakit olarak ödeyebilir. Ancak taşınmazın bölünmesi mümkünse veya karşı taraf kabul etmezse aynen iade (tapunun bir kısmının iptali) de söz konusu olabilir. Bu durum hakimin takdiri ve bilirkişi raporlarına göre şekillenir.
Cevap: Hayır. Kural olarak murisin ölümünden önceki son 1 yıl içinde yaptığı bağışlamalar tenkise tabidir. Ancak muris, sırf saklı pay kurallarını etkisiz kılmak (mirasçılardan mal kaçırmak) kastıyla hareket etmişse, bu bağışlama üzerinden kaç yıl geçerse geçsin tenkis davasına konu edilebilir.
Miras bırakanın düzenlediği vasiyetname veya vefatından önce yaptığı aşırı bağışlar nedeniyle yasal hakkınız olan saklı payınızın (mahfuz hisse) ihlal edildiğini mi düşünüyorsunuz? Tenkis davası süreçlerindeki karmaşık teknik hesaplamalar ve 1 yıllık hak düşürücü süre içinde haklarınızı güvence altına almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Ücretsiz durum değerlendirmesi ile miras payınızdaki ihlali tespit edelim ve yasal haritanızı birlikte çıkaralım.
Kırcaali, Fevzi Çakmak Cd. Göktaş İş Merkezi No:62 Kat:3 Ofis No:13, 16220 Osmangazi/Bursa
Pzt - Cmt : 8:30 - 17:30
Pazar : 9:30 - 15:30
