
Günümüzde tıp teknolojisinin gelişmesiyle birlikte sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşsa da, maalesef hatalı tıbbi müdahale vakalarında da bir artış gözlemlenmektedir. Halk arasında doktor hatası olarak da bilinen tıbbi malpraktis, hastanın sağlığını iyileştirmekle yükümlü olan sağlık profesyonellerinin, standart tıp uygulamalarından sapması sonucunda hastaya zarar vermesi durumudur.
Sağlık, en temel insan hakkıdır ve tıbbi müdahaleler sırasında hastaların zarar görmemesi esastır. Ancak bazen teşhis, tedavi veya bakım süreçlerinde sağlık personelinin hataları nedeniyle geri dönüşü olmayan zararlar meydana gelebilir. İşte bu noktada hastaların ve yakınlarının yasal haklarını koruyan süreç, genel adıyla tıbbi malpraktis veya tıbbi hata davalarıdır.
Sadece tıbbi müdahalelerde değil, iş hayatında meslek hastalıklarında veya trafik kazalarında yaşanan bedensel zararlarda da tazminat hukuku devreye girer. Bu yazımızda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ışığında bedensel zararlar, sağlık sebepli işten ayrılmalar ve hatalı tıbbi uygulamalar sonucunda doğan tazminat haklarınızı tüm detaylarıyla inceleyeceğiz.
Tıp biliminin standartlarına, genel kabul görmüş kurallarına ve hasta haklarına aykırı olarak gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler sonucunda hastanın zarar görmesi durumuna tıbbi malpraktis nedir sorusunun cevabı olarak “hatalı tıbbi uygulama” diyoruz. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, sağlık hizmetlerinin eşit ve kaliteli sunulmasını esas alırken, bu esaslara uyulmaması hukuki sorumluluk doğurur.
Tıbbi hatalar çok çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan tıbbi malpraktis örnekler nelerdir diye sorulduğunda şu listeyi sıralayabiliriz:
Tıbbi bir müdahale sonrasında zarar gördüyseniz, hangi hallerde tazminat alabilirim sorusunun yanıtı; hekimin veya hastanenin kusuru (ihmal, dikkatsizlik, tedbirsizlik) ile sizin uğradığınız zarar arasında bir “illiyet bağı” (nedensellik) bulunmasına bağlıdır. Komplikasyon (izin verilen risk) sayılmayan her türlü hekim hatasında maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.
Not: Hatalı tıbbi müdahale sadece tazminat hukuku değil, ceza hukuku kapsamına da girer. Malpraktis cezası nedir sorusunun yanıtı Türk Ceza Kanunu’nda yatar. Taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme suçlarından dolayı hekim veya sağlık personeli hakkında hapis veya adli para cezası yaptırımları uygulanabilir.
Hatalı tıbbi müdahale sonrasında açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği, hastanenin statüsüne (özel veya devlet) göre değişiklik gösterir.
Özel hastanelerde gerçekleşen hatalarda malpraktis davalarında tazminatı kim öder sorusunun muhatabı; işlemi yapan hekim, hastane yönetimi ve varsa hekimin mesleki sorumluluk sigortasıdır. Çoğu zaman hastalar, sigorta şirketlerinden doğrudan talepte bulunarak hasar tazminatını kim öder endişesini giderebilirler. Sigorta şirketleri, poliçe limitleri dâhilinde ödeme yapar.
Evet, kesinlikle alınır. Devlet hastanesinden tazminat alınır mı sorusuna İdare Hukuku kuralları cevap verir. Devlet hastanelerinde çalışan hekimlerin hataları “hizmet kusuru” veya “kişisel kusur” kapsamında değerlendirilir.
Kamu hastanelerinde yaşanan malpraktis durumlarında, devlet hastanesine karşı tazminat davası nasıl açılır süreci şu şekilde işler: Öncelikle idareye (Sağlık Bakanlığı veya ilgili kuruma) yazılı başvuru yapılarak zararın tazmini istenir. Talebin reddedilmesi veya sessiz kalınması halinde İdare Mahkemelerinde “Tam Yargı Davası” açılır. Konuyla ilgili daha detaylı hukuki destek için Sağlık Hukuku Hizmetlerimiz sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Hukuki yollara başvuracak hastaların en çok merak ettiği konulardan biri de zaman ve maliyet unsurlarıdır.
Ülkemizdeki yargı sisteminin iş yükü ve Adli Tıp Kurumu raporlarının beklenmesi gibi sebeplerle malpraktis davaları kaç yıl sürer veya genel anlamda malpraktis davaları ne kadar sürer sorusunun yanıtı genellikle 2 ila 4 yıl arasında değişmektedir.
| Mahkeme Türü | Ortalama Dava Süresi | Temyiz / İstinaf Süreci |
|---|---|---|
| Tüketici Mahkemesi (Özel Hastaneler) | 1.5 – 2.5 Yıl | + 1-2 Yıl |
| İdare Mahkemesi (Devlet Hastaneleri) | 2 – 3 Yıl | + 1-2 Yıl |
Açılacak davanın türüne ve talep edilen tazminat miktarına göre harçlar değişir. Peki, malpraktis davaları kaç para ve tazminat davası dosya masrafı ne kadar? Talep edilen maddi tazminat miktarı üzerinden nispi (oransal) harç hesaplanır. Bilirkişi ücretleri, tebligat giderleri ve başvuru harçları ile birlikte başlangıç masrafları dava değerine göre şekillenir.
Dava masrafları yıla göre değil, dava değerine göre belirlenir. Bu nedenle 1 yıllık tazminat davası ne kadar sorusu yerine, “talep ettiğim tazminat miktarına göre başlangıç harcım ne kadar olur” demek daha doğru bir yaklaşımdır.
Müvekkil ile avukat arasındaki ücret sözleşme serbestisine dayanır. Ancak tazminat davasında avukat ne kadar alırsorusunun asgari sınırı, Türkiye Barolar Birliği’nin her yıl yayımladığı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenir. Genellikle hükmedilen tazminat bedeli üzerinden %10 ile %25 arasında bir vekalet ücreti kararlaştırılır.
Türk Hukuk sisteminde kural olarak avukatsız tazminat davası açılır mı sorusunun cevabı “evet”tir. Ancak malpraktis davaları yüksek hukuki teknik, tıp bilgisi ve katı usul kuralları gerektirir. Usuli bir hata hak kaybına yol açabileceğinden uzman bir Tazminat Avukatı ile çalışmak hayati önem taşır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil sorumluluğuna dayanarak, tazminat miktarı neye göre belirlenir sorusu şu parametrelerle hesaplanır:
Yaşanan acı, elem ve kederin telafisi amacıyla istenen manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir sorusunun yanıtı hakimin takdir yetkisindedir. Hakim; tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, olayın ağırlığını ve kusur durumunu göz önünde bulundurarak hakkaniyete uygun bir miktar belirler.
Çalışma hayatında yaşanan sağlık problemleri de tazminat hakkı doğurur. 4857 sayılı İş Kanunu işçiye bu konuda önemli haklar tanımıştır.
İşyeri şartlarından kaynaklanan sağlık bozulmalarında meslek hastalığından dolayı tazminat alınır mı sorusunun cevabı kesinlikle evettir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması neticesinde meslek hastalığına yakalanan işçi maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
İş yerindeki koşulların sağlığı bozduğunu kanıtlamak için resmi raporlar şarttır. Tazminat alabilmek için sağlık raporu nasıl alınır diye merak ediyorsanız, tam teşekküllü devlet hastanelerinden veya meslek hastalıkları hastanelerinden başvuru yapılmalıdır. Örneğin, maden veya tekstil işçileri sıklıkla tozda çalışamaz raporu nasıl alınır sorusunu sorarlar; bu belge heyet incelemesi sonucu göğüs hastalıkları uzmanlarınca verilir.
Evet, heyet raporu alan tazminat alabilir mi veya sürekli rapor alan işçi tazminat alabilir mi sorularının yanıtı olumludur. İşçi, sağlığının o işyerinde çalışmaya elverişli olmadığını kurulla belgelerse haklı fesih yapabilir. Aynı şekilde işveren de işçinin uzun süreli rapor alması durumunda iş sözleşmesini feshederse kıdem tazminatı ödemek zorundadır. Peki genel anlamda sağlık raporu kıdem tazminatını etkiler mi? Evet, haklı nedenle fesihte işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
4857 sayılı İş Kanunu Madde 24/I’e göre, yapılan iş işçinin sağlığı için tehlike oluşturuyorsa işçi sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Bu durumda sağlık sorunları nedeniyle istifa eden tazminat alabilir mi sorusunun cevabı evettir; işçi kıdem tazminatını alır ancak ihbar tazminatı alamaz. Bu fesih sırasında SGK’ya bildirilen sağlık sebebiyle işten çıkış kodu nedir sorusunun yanıtı genellikle “24 – İşçinin sağlık nedeniyle haklı feshi” kodudur.
Önemli Not: “Sadece yoruldum” diyerek işten çıkmak istiyorum tazminatımı nasıl alırım derseniz, tazminat alamazsınız. Tazminat için ya kanunda sayılan haklı nedenler (sağlık, iyi niyet kurallarına aykırılık) bulunmalı ya da belirli bir sigortalılık süresi doldurulmalıdır.
Bu bağlamda kaç yıl sonra kendi isteğiyle ayrılanlar da tazminat alabilecek sorusu sıkça sorulur. 8 Eylül 1999 öncesi sigorta girişi olanlar 15 yıl 3600 gün şartıyla, daha sonraki girişliler ise kademeli olarak artan (örneğin 25 yıl 4500 gün veya 7000 gün) prim gün sayılarını doldurduklarında SGK’dan alacakları “Kıdem Tazminatı Alabilir” yazısı ile istifa edip tazminat alabilirler. Daha detaylı bilgi için Kıdem Tazminatı Rehberi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Gerek trafik kazaları gerekse iş kazaları bedensel zararlara yol açar.
Yaralanmalı kazalarda kazada yaralananlar ne kadar tazminat alır sorusunun cevabı mağdurun maluliyet (sakatlık) oranına, yaşına ve maaşına bağlı olarak aktüerya uzmanları tarafından milimetrik olarak hesaplanır. Hukuken yaralanan bir kişi tazminat alabilir mi sorusunun yanıtı da şüphesiz evettir.
Tazminat hesaplamasında en önemli faktör kusur durumudur.
| Kusur Durumu | Tazminata Etkisi |
|---|---|
| Kazada %100 kusurlu olunca ne olur? | Tamamen kendi kusuruyla yaralanan kişi, karşı taraftan veya kendi zorunlu trafik sigortasından bedensel zarar tazminatı talep edemez. |
| Kazada %75 haklı olmak ne anlama gelir? | Bu durumda mağdurun %25 kusuru vardır (müterafik kusur). Hesaplanacak toplam tazminat bedelinden %25 oranında indirim yapılır. |
Yaralanmanın kalıcı olup olmadığı Sağlık Kurulu raporuyla sabitlenir. Yüzde 3 heyet raporuna ne kadar ödenir gibi spesifik sorular çok sorulur. %3 maluliyet oranı düşük olsa da kişinin yaşı genç ve geliri yüksekse on binlerce liralık maddi tazminat doğurabilir.
Öte yandan, basit yaralamada manevi tazminat miktarı ne kadardır sorusunun kesin bir rakamı yoktur. Olayın niteliğine göre 10.000 TL ile 50.000 TL arasında değişen sembolik rakamlara hükmedilebileceği gibi, kalıcı iz kalması durumunda bu rakam çok daha yüksek olabilir.
Hukuki Süreçlerinizde Yanınızdayız! Sağlık hukuku, iş hukuku veya trafik kazalarından kaynaklanan tazminat süreçleri son derece karmaşık ve profesyonellik gerektiren süreçlerdir. Yanlış bir adım hak kaybına neden olabilir. Konu ile ilgili alanında uzman avukat kadromuzla görüşmek, haklarınızı eksiksiz almak ve dava süreçlerinizi başlatmak için hemen Yüce Hukuk Bürosu ile iletişime geçin.
Bursa Şehir Hastanesi, Yüksek İhtisas veya Üniversite hastaneleri gibi kamu kurumlarında doğrudan dava açılamaz. Öncelikle Sağlık Bakanlığı'na yazılı başvuru yapılarak maddi/manevi tazminat talep edilmelidir. İdare talebi reddederse, Bursa İdare Mahkemesi bünyesinde "Tam Yargı Davası" açılmalıdır. Bu süreçte bir Bursa sağlık hukuku avukatı ile çalışmak usul hatalarını önler.
Hayır. Tıbbi standartlara uyulmasına rağmen önlenemeyen riskler komplikasyon kabul edilir ve tazminat gerektirmez. Ancak önlenebilir bir ihmal, dikkatsizlik veya bilgisizlik sonucu oluşan zararlar tıbbi malpraktis (doktor hatası) kapsamına girer. Ayrım, mahkemenin atayacağı bilirkişi heyeti veya Adli Tıp Kurumu raporuyla netleşir.
Davanın karmaşıklığına, hastane kayıtlarının toplanmasına ve özellikle bilirkişi raporlarının (Adli Tıp Kurumu vb.) gelme süresine bağlı olarak süreç genellikle 1.5 ile 3 yıl arasında sonuçlanmaktadır. Yerel mahkemelerin yoğunluğu da bu süreyi etkileyen faktörler arasındadır.
Evet. Burun estetiği (rinoplasti), liposuction veya diş implantı gibi "sonuç vaat eden" müdahaleler hukukta eser sözleşmesi niteliğindedir. Beklenen sonucun hatalı olması veya hastanın sağlığının bozulması durumunda Bursa malpraktis avukatı aracılığıyla maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
Özel hastaneler ve serbest hekimler için süre, zararın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her durumda 10 yıldır. Kamu hastanelerinde ise idareye başvuru ve dava açma süreleri çok daha kısıtlıdır. Hak kaybına uğramamak için mağduriyetin tespitinden itibaren hızlı hareket edilmelidir.
Aşağıdaki kalemler tazminat davasına konu edilebilir:
Hayır. Sadece bir formun imzalanmış olması hekimi sorumluluktan kurtarmaz. Hekimin riskleri, alternatifleri ve olası sonuçları hastaya anlayabileceği bir dille anlatması şarttır. Usulüne uygun yapılmayan bir bilgilendirme, müdahale tıbben başarılı olsa dahi tek başına bir tazminat sebebidir.
Görevli mahkeme kurumun türüne göre değişir: Özel hastaneler ve muayenehaneler için Bursa Tüketici Mahkemeleri, kamu ve üniversite hastaneleri için Bursa İdare Mahkemeleri görevlidir. Yanlış mahkemede dava açmak ciddi zaman kaybına yol açar.
Tıbbi uygulama hataları (malpraktis) ve doktor hatalarına dayalı tazminat süreçleri, yüksek teknik bilgi ve hassas süre takibi gerektirir. Hastane kayıtlarının analizi, kusur durumunun tespiti ve zamanaşımı süreleri telafisi güç hak kayıpları yaşanmaması adına titizlikle yönetilmelidir.
Bursa’da sağlık hukuku ve hatalı tıbbi müdahale kaynaklı tazminat davaları alanında profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kırcaali, Fevzi Çakmak Cd. Göktaş İş Merkezi No:62 Kat:3 Ofis No:13, 16220 Osmangazi/Bursa
Pzt - Cmt : 8:30 - 17:30
Pazar : 9:30 - 15:30
