Avukat Sümeyye Yüce

Bursa Avukat - Yüce Hukuk Bürosu

Avukat Sümeyye Yüce

Bursa Avukat - Yüce Hukuk Bürosu

Muris Muvazaası Nedir? Mirastan Mal Kaçırma Davası: Şartlar, Süre ve Deliller

📋 Kısa Cevap: Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, ölen kişinin (hukukta ona “muris” denir) sağlığında evini ya da arsasını tapuda satmış gibi gösterip aslında bedava vermesidir. Amaç çoğu zaman bir çocuğu kayırıp diğer mirasçıları dışarıda bırakmaktır. Halk arasında buna mirastan mal kaçırma denir.

  • Diğer mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açarak kendi miras payları oranında taşınmazı geri alabilir.
  • Bu davada zamanaşımı yoktur. Devrin üzerinden 10 ya da 20 yıl geçmiş olsa da dava açılabilir.
  • Mahkemenin sorduğu asıl soru şudur: Para gerçekten ödendi mi? Banka kaydı, alıcının o günkü geliri ve evin gerçek değeri birlikte incelenir.

Bir yakınınızı kaybettikten sonra tapu kayıtlarına baktığınızda, annenizin ya da babanızın evinin yıllar önce kardeşlerinizden birine “satıldığını” görebilirsiniz. Ortada ödenmiş bir para yoksa ve bu satış diğer çocukları mirastan dışlamak için yapıldıysa, kanun size güçlü bir yol tanır.

Bu rehberde muris muvazaasının ne olduğunu, mal kaçırıldığını nasıl anlayacağınızı, mahkemenin hangi durumda “evet, bu satış göstermelik” dediğini, hangi durumda davayı reddettiğini ve Bursa’da davanın nerede, nasıl açıldığını gündelik örneklerle anlatıyoruz.

Muris Muvazaası Nedir? Kısaca: Göstermelik Satış

Muris ölen kişi, muvazaa ise tarafların anlaşarak göstermelik bir işlem yapması demektir. İkisi birleşince şu tablo çıkar: Miras bırakan kişi malını gerçekte hediye ettiği hâlde tapuda “sattım” der, alan kişi de bu göstermelik satışa ortak olur. Kâğıt üzerinde satış vardır ama el değiştiren bir para yoktur.

Kanun, sözleşmede yazan kelimelere değil tarafların gerçek niyetine bakar (Türk Borçlar Kanunu m. 19). Yargıtay’ın 1 Nisan 1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da bu durumu şöyle çözer:

  • Tapudaki “satış” geçersizdir, çünkü gerçek değildir; taraflar satış yapmayı hiç istememiştir.
  • Arkasına saklanan “bağış” da geçersizdir, çünkü bir evin ya da arsanın bağışlanması tapuda resmî şekilde yapılmak zorundadır ve bu şekle uyulmamıştır (Türk Medeni Kanunu m. 706, Türk Borçlar Kanunu m. 288).
  • Sonuç: Devir hiç yapılmamış gibi sayılır ve hakkı yenen mirasçılar paylarını geri isteyebilir.

Temsili örnek: Osmangazi’de oturan Hasan Bey’in iki oğlu ve bir kızı vardır. Hasan Bey, Mudanya’daki yazlığını tapuda 400.000 TL bedelle büyük oğluna “satar”. Yazlığın o günkü değeri 3 milyon TL civarındadır, oğlunun hesabından hiçbir para çıkmamıştır ve Hasan Bey’in paraya ihtiyacı yoktur. Hasan Bey vefat edince diğer iki çocuk durumu fark eder. Bu tablo, muris muvazaasının en tipik görünümüdür.

Konunun genel hukuki çerçevesini (mutlak ve nisbi muvazaa ayrımını) merak ediyorsanız muvazaa ve muvazaalı satış nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Mirastan Mal Kaçırma En Sık Nasıl Yapılır?

Uygulamada karşımıza çıkan dosyaların büyük kısmı üç kalıptan birine uyar:

1. Tapuda satış gibi göstermek

En yaygın yöntemdir. Taşınmaz bir çocuğa, çoğunlukla bir erkek çocuğa ya da ikinci eşe, gerçek değerinin çok altında bir bedelle “satılır” ve para hiç ödenmez.

Temsili örnek: Ahmet Bey vefatından üç yıl önce Nilüfer’deki dairesini oğluna satış göstererek devreder. Oğlu o tarihte yeni işe başlamış bir gençtir, daireyi alacak birikimi yoktur ve ortada banka dekontu bulunmaz. Ahmet Bey vefat edince kızları tapu kaydını görür ve dairenin ağabeylerine geçtiğini öğrenir. Kızlar dava açarak kendi payları oranında tapuyu geri isteyebilir.

2. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermek

Taşınmaz, “bana bakacaksın” karşılığında devredilir ama ortada gerçek bir bakım ihtiyacı ya da fiilen yapılmış bir bakım yoktur. Bu da bir perdeleme yöntemidir. Bakım gerçekten yapılmışsa devir ayakta kalabilir; bu ayrımın nasıl yapıldığını bakım karşılığı tapu devri bozulur mu yazımızda ayrıntılı anlattık.

3. Araya başka birini koymak

Taşınmaz önce bir akrabaya ya da tanıdığa “satılır”, kısa süre sonra oradan asıl kayırılmak istenen kişiye geçer. Böylece doğrudan devir gizlenmeye çalışılır. Kısa aralıklarla yapılan ardışık devirler, mahkemenin dikkat ettiği önemli işaretlerdendir.

Mirastan Mal Kaçırıldığını Nasıl Anlarsınız?

Çoğu aile durumu miras paylaşımı sırasında, “Babamızın şurada bir evi vardı, o nereye gitti?” sorusuyla fark eder. Atabileceğiniz adımlar şunlardır:

  1. Veraset ilamı alın. Mirasçı olduğunuzu gösteren bu belge, tapu müdürlüğünden ve bankalardan bilgi istemenin anahtarıdır. Nasıl alınacağını veraset ilamı nasıl alınır sayfamızda anlattık.
  2. Ölen kişinin malvarlığını çıkarın. Bugün adına kayıtlı taşınmazları, banka hesaplarını ve araçlarını öğrenmenin yollarını ölen kişinin malları nasıl öğrenilir yazımızda adım adım bulabilirsiniz.
  3. Geçmiş devirlere bakın. Tapu müdürlüğünden alınacak tapu kaydı ve satış sözleşmesi (akit tablosu), taşınmazın hangi tarihte, kime ve tapuda hangi bedelle devredildiğini gösterir.
  4. Şu işaretleri not edin:
    • Tapudaki bedel, o dönemin piyasa değerinin çok altında.
    • Alan kişinin o tarihte bu parayı ödeyecek geliri ya da birikimi yok.
    • Satıştan sonra ölen kişinin hesabına para girmemiş.
    • Ölen kişi “sattığı” evde oturmaya, kirasını almaya ya da vergisini ödemeye devam etmiş.
    • Diğer çocuklara benzer değerde hiçbir şey verilmemiş.

Bu işaretlerden birkaçı bir aradaysa, bir avukatla dosyayı değerlendirmeniz yerinde olur.

Muris Muvazaası Davasının Şartları Nelerdir?

Davanın kabul edilmesi için mahkemenin şu dört noktayı birlikte görmesi gerekir:

  • Görünürdeki işlem: Tapuda yapılan ama gerçeği yansıtmayan işlem. Genellikle satış, bazen ölünceye kadar bakma sözleşmesidir.
  • Gizli işlem: Tarafların aslında yapmak istediği şey, yani karşılıksız verme (bağış).
  • Anlaşma: Veren ile alan kişinin bu göstermelik işlemde birlikte hareket etmesi.
  • Mirasçıları dışlama amacı: Bütün bu işlemin arkasındaki asıl niyetin diğer mirasçıları miras hakkından mahrum bırakmak olması.

Yargıtay Muvazaayı Nasıl Anlar? Mahkemenin Baktığı 7 Ölçüt

Tapuda “satış” yazması tek başına bir şey ifade etmez; mahkeme işlemin arkasındaki gerçek amacı araştırır. Yargıtay’ın yıllar içinde oturmuş uygulamasında şu ölçütler birlikte değerlendirilir:

#ÖlçütMahkeme ne sorar?
1Bedel ile gerçek değer arasındaki farkTapudaki bedel, evin o tarihteki değerinin çok altında mı?
2Alanın ödeme gücüAlan kişinin o gün bu parayı ödeyecek geliri, birikimi var mıydı?
3Paranın ödendiğinin kanıtıBanka kaydı, dekont var mı? “Elden ödedim” demek tek başına yetmez.
4Satma ihtiyacıÖlen kişinin paraya ihtiyacı var mıydı? Geliri yeterliyken malını satması olağan dışıdır.
5Paranın akıbetiPara gerçekten ödendiyse bir yerde görünmelidir. Hiçbir yerde yoksa satış göstermeliktir.
6Taraflar arasındaki ilişkiDevir belirli bir çocuğa ya da yakına mı yapıldı, diğerleri dışarıda mı bırakıldı?
7Yöresel gelenek ve aile düzeniAilenin yapısı, ölen kişinin önceki davranışları ve çocuklar arasındaki denge nasıldı?

Devirden sonra taşınmazı kimin kullandığı da çok şey anlatır. Tapu devredildiği hâlde evde ölen kişi oturmaya, kirasını almaya, emlak vergisini ödemeye devam ettiyse, bu satışın kâğıt üzerinde kaldığının güçlü bir işaretidir.

Muvazaa Sayılmayan Hâller: Dava Hangi Durumlarda Reddedilir?

Her devir mal kaçırma değildir. Mahkemelerin muvazaa bulmadığı tipik durumlar şunlardır:

  • Gerçek ve bedeli ödenmiş satış: Bedel gerçek değere yakınsa, banka üzerinden ödenmişse ve alanın ödeme gücü varsa devir geçerli kalır.
  • Gerçekten yerine getirilmiş bakım: Devralan kişi ölen kişiye fiilen bakmış, yanında barındırmış, hastane ve günlük işlerini üstlenmişse, bakım karşılığı devir kural olarak ayakta kalır.
  • Açıkça yapılmış bağış: Tapuda “bağış” olarak yapılmış bir devirde saklanan bir şey yoktur, dolayısıyla muvazaa da yoktur. Bu durumda başvurulacak yol tenkis davasıdır.
  • Çocuklar arasında denge gözetilmesi: Diğer çocuklara da benzer değerde mal ya da para verilmişse, mal kaçırma amacı kabul edilmez.
  • Dışlanan bir mirasçının bulunmaması: Ölen kişinin tek mirasçısına yaptığı devirde kimse mağdur edilmediği için muvazaa amacından söz edilemez.

Temsili örnek: Fatma Hanım’ın üç çocuğu vardır. Gürsu’daki dairesini tapuda kızına satmış, aynı yıl oğullarının her birine de düğünlerinde benzer değerde birer daire almıştır. Vefatından sonra oğullardan biri dava açarsa, mahkeme büyük olasılıkla anneyi çocukları arasında denge kurmaya çalışmış sayar ve mal kaçırma amacı bulmaz.

Muris Muvazaasında Zamanaşımı Var mı? “10 Yıl” Yanılgısı

Hayır, yoktur. Muvazaalı işlem baştan geçersiz sayıldığı için, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası herhangi bir zamanaşımına ya da hak düşürücü süreye bağlı değildir. Devrin üzerinden 10, 20 hatta 30 yıl geçmiş olması dava hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Peki insanlar neden “10 yıl” diye biliyor? Çünkü bu dava sıklıkla tenkis davası ile karıştırılır. Tenkis davası için kanun gerçekten süre koymuştur: saklı payınızın zedelendiğini öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde mirasın açılmasından (yani ölümden) itibaren 10 yıl (Türk Medeni Kanunu m. 571). Muris muvazaası davasında böyle bir süre yoktur. Diğer miras davalarının sürelerini miras davası kaç yıl içinde açılır tablomuzda karşılaştırabilirsiniz.

Temsili örnek: Ayşe Hanım’ın annesi 2012’de vefat etmiştir. Ayşe Hanım, annesinin 2008’de İnegöl’deki evini ağabeyine satış göstererek devrettiğini ancak 2026’da öğrenir. Tenkis davası için mirasın açılmasından itibaren işleyen 10 yıllık süre 2022’de dolmuştur; ancak satış göstermelikse muris muvazaası davası hâlâ açılabilir.

Yine de beklemeyin. Süre olmaması, beklemenin bedelsiz olduğu anlamına gelmez. Zaman geçtikçe tanıklar hatırlamaz ya da hayatını kaybeder, banka kayıtlarına ulaşmak zorlaşır ve taşınmaz başka birine satılarak dava fiilen sonuçsuz kalabilir. Bu davalarda asıl risk zamanaşımı değil, delilin ve malın elden çıkmasıdır.

Taşınmaz Üçüncü Kişiye Satılmışsa Ne Olur?

Mal kaçıran kişi taşınmazı sonradan başka birine satmışsa, sonuç yeni alıcının durumu bilip bilmediğine göre değişir:

  • Yeni alıcı durumu bilmiyorsa (iyiniyetliyse): Tapuya güvenerek alan kişi korunur, mülkiyeti ondan geri alınamaz (Türk Medeni Kanunu m. 1023). Bu durumda mirasçılar, malı ilk devralan kişiden payları oranında tazminat ister.
  • Yeni alıcı durumu biliyorsa ya da bilmesi gerekiyorsa: Yakın akraba olması, bedelin çok düşük olması, kısa aralıklı ardışık devirler gibi işaretler varsa tapu iptali ona karşı da istenebilir (Türk Medeni Kanunu m. 1024).

Bu yüzden dava açılırken mahkemeden ihtiyati tedbir istenmesi ve tapuya “davalıdır” şerhi konulması çok önemlidir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389). Şerh konulduktan sonra taşınmazı alan kişi “bilmiyordum” diyemez.

Davayı Kim, Kime Karşı ve Nerede Açar?

KonuKısaca
Davanın adıMuris muvazaası sebebiyle tapu iptali ve tescil davası
Kim açabilir?Miras hakkı zedelenen mirasçılar. Saklı paylı olmak gerekmez; her mirasçı tek başına, kendi payı oranında dava açabilir.
Kime karşı açılır?Tapuda malik görünen kişiye. Taşınmaz başkasına geçtiyse, yukarıdaki iyiniyet ayrımına göre ona da.
Hangi mahkeme?Asliye Hukuk Mahkemesi
Hangi yer?Taşınmazın bulunduğu yer. Bu kural kesindir, başka yerde açılamaz (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12).
SüreZamanaşımı yok
SonuçTapu, davacının miras payı oranında iptal edilip onun adına tescil edilir. Tapunun tamamı iptal edilmez.

Bursa’da nerede açılır? Dava, ölen kişinin yaşadığı yerde değil taşınmazın bulunduğu yerde açılır. Örneğin miras bırakan İstanbul’da vefat etmiş olsa bile, devredilen arsa Mudanya’daysa dava Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, daire Nilüfer’deyse Bursa Adliyesi’ndeki asliye hukuk mahkemesinde açılır. Miras payınızın oranını önceden görmek için miras payı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Muris Muvazaası Nasıl İspat Edilir? Tanık, Banka Kaydı ve Diğer Deliller

Bu davaların kaderi delillerle belirlenir. Karşı taraf genellikle “Ben bu evi paramla aldım” diyerek savunma yapar. Mirasçılar, göstermelik işlemin tarafı olmadıkları için muvazaayı tanık dahil her türlü delille ispat edebilir. Dava öncesinde toplanması gereken başlıca deliller şunlardır:

  • Tapu kaydı ve akit tablosu: Devrin tarihini, türünü ve tapuda gösterilen bedeli ortaya koyar.
  • Ölen kişinin banka hareketleri: Satış bedelinin hesaba girip girmediğini gösterir; en belirleyici delillerden biridir.
  • Alan kişinin o dönemki mali durumu: SGK kayıtları, vergi bilgileri, banka hesapları. Ödeme gücünün olmadığını gösterir.
  • Taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri: Mahkemede emsal satışlar ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
  • Kullanım delilleri: Emlak vergisi makbuzları, elektrik ve su abonelikleri, kira sözleşmeleri.
  • Tanıklar: Komşular, aile yakınları, muhtar. Ölen kişinin niyetine ve ailedeki duruma ilişkin anlatımları önemlidir.
  • Sağlık kayıtları: Ölen kişinin devir tarihinde karar verme gücü tartışmalıysa, bu ayrı bir iptal sebebi olarak da ileri sürülebilir.

Temsili örnek: Bir baba, vefatından üç yıl önce dairesini değerinin beşte biri bir bedelle oğluna “satmıştır”. Dosyada oğlun o tarihte bu parayı ödeyecek bir gelirinin bulunmadığı, babanın hesabına para girmediği ve babanın evde oturmaya devam ettiği ortaya konursa, bu üç işaret birlikte muvazaanın güçlü kanıtı sayılır. Belirleyici olan sözleşmenin adı değil, paranın gerçekten el değiştirip değiştirmediğidir.

Muris Muvazaası mı, Tenkis Davası mı? Doğru Davayı Seçmek

İki dava sık karıştırılır ama şartları ve sonuçları farklıdır. Yanlış olanı seçmek davanın reddine ve süre kaybına yol açabilir.

Muris muvazaasıTenkis davası
İşlemin durumuBaştan geçersizGeçerli; yalnızca saklı payı aşan kısım indirilir
Tapuda ne yazıyor?Satış (ya da bakım sözleşmesi), ama gerçekte bağışAçıkça bağış ya da vasiyet
Kim açabilir?Hakkı zedelenen mirasçılarYalnızca saklı paylı mirasçılar
SüreYokÖğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 10 yıl
Ne elde edilir?Taşınmazda miras payı oranında tapuSaklı payı tamamlayacak ölçüde indirim (çoğu zaman para)

Uygulamada iki talep çoğu zaman sıralı olarak ileri sürülür: “Öncelikle muvazaa nedeniyle tapu iptali, bu kabul edilmezse tenkis.” Böylece muvazaa ispat edilemese bile saklı pay korunur. Ancak tenkisin 1 yıllık süresi unutulmamalıdır; muvazaa davasının süresiz olmasına güvenip yıllarca beklemek, sıralı tenkis talebinin süreden reddedilmesine yol açabilir.

Dava Dilekçesinde Neler Yer Alır?

Her dosya kendine özgüdür; ancak bir muris muvazaası dilekçesinde genellikle şu başlıklar bulunur:

  • Davanın açıldığı mahkeme (taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesi) ve taraflar,
  • Taşınmazın bilgileri (il, ilçe, ada, parsel),
  • Olaylar: devrin tarihi, tapuda gösterilen bedel, taşınmazın gerçek değeri, alan kişinin durumu,
  • Hukuki sebep: muris muvazaası ve 1 Nisan 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı,
  • Deliller: tapu kayıtları, banka kayıtları, tanıklar, keşif ve bilirkişi incelemesi,
  • Talep: miras payı oranında tapunun iptali ve davacı adına tescili; gerekiyorsa sıralı olarak tenkis,
  • İhtiyati tedbir talebi: dava sürerken taşınmazın satılmasının önlenmesi.

Dilekçedeki bir eksiklik, örneğin tedbir talebinin unutulması ya da tenkisin sıralı talep olarak eklenmemesi, sonradan telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle dosyanın baştan doğru kurulması önemlidir.

Miras hukukundaki diğer dava türlerini ve genel süreci Bursa miras avukatı sayfamızda bulabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Cevap: Miras bırakanın yaptığı hileli devir işlemi nedeniyle miras hakkı zedelenen tüm yasal ve atanmış mirasçılar bu davayı açabilir.

  • Dava açabilmek için saklı pay sahibi olmak (eş, çocuk, anne-baba) şart değildir.
  • Kardeşler veya yeğenler gibi saklı payı olmayan mirasçılar da kendi payları oranında tapu iptal davası açabilirler.
  • Ancak mirası reddeden, mirastan feragat eden veya mirastan çıkarılan (ıskat edilen) kişiler bu davayı açamaz.

Cevap: Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zaman aşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.
Hukuken "muvazaalı" (danışıklı) işlemler baştan itibaren geçersiz (yok hükmünde) sayıldığı için, miras bırakanın ölümünün üzerinden 10, 20 veya 30 yıl geçmiş olsa dahi bu hileyi öğrendiğiniz her zaman dava açma hakkınız saklıdır.

Cevap: Hayır, tapunun tamamı iptal edilmez. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre mahkeme, davanın kabulüne karar verdiğinde tapu, sadece davayı açan mirasçının miras payı oranında iptal edilir.

  • İptal edilen bu pay, doğrudan davacı mirasçı adına tescil edilir (terekeye dönmez).
  • Davaya katılmayan veya dava açmayan diğer mirasçıların payları iptal edilmez; tapunun o kısmı malı devralan kişide kalmaya devam eder. Bu nedenle hakkı yenen her mirasçının davaya dahil olması veya kendi davasını açması çok önemlidir.

Cevap: Hileli işlemi yapan (malı kaçıran) kişi, taşınmazı sonradan başka birine satarsa hukuki durum alıcının niyetine göre ikiye ayrılır:

  • Kötü Niyetli Alıcı: Evi satın alan yeni kişi bu malın mirastan kaçırıldığını biliyor veya bilebilecek durumdaysa (örneğin yakın akraba veya tanıdıksa), yeni tapunun da iptali istenir.
  • İyi Niyetli Alıcı: Evi satın alan kişi durumu tamamen bilmeden, bedelini ödeyip aldıysa tapusu Türk Medeni Kanunu gereği korunur ve iptal edilemez.

Tapu iptal edilemiyorsa, malı ilk hileli şekilde devralan mirasçıya karşı tazminat davası açılarak, taşınmazın güncel rayiç bedeli üzerinden miras payı nakit olarak talep edilir.

Cevap: Bu davalar ispat yükünün ağır olduğu, teknik davalardır. Bursa yerel mahkemelerinin iş yükü, tanıkların dinlenmesi, tapu kayıtlarının incelenmesi ve taşınmaz başında keşif ve bilirkişi incelemeleri yapılması nedeniyle ilk derece mahkemesi aşaması ortalama 1,5 ila 3 yıl arasında sürebilmektedir. İstinaf ve Yargıtay süreçleri bu süreye dahil değildir.

Cevap: Hukuk mahkemelerinde kendi davanızı açmanız kanunen mümkündür, avukat zorunluluğu yoktur. Ancak muris muvazaası davaları; ihtiyati tedbir kararlarının alınması (malın satılmasını önlemek için), banka/tapu kayıtlarının incelenmesi ve Yargıtay içtihatlarına uygun dilekçelerin hazırlanması gibi son derece karmaşık usul kurallarına tabidir. Yapılacak en ufak bir usul hatası davanın reddedilmesine ve yüksek vekalet ücretleri ödemenize yol açabileceğinden, sürecin mutlaka deneyimli bir Bursa miras hukuku avukatı tarafından yürütülmesi hak kaybını önleyecektir.

Cevap: Hayır. Tapuda açıkça bağış olarak yapılmış bir devirde saklanan bir işlem yoktur, bu yüzden muvazaadan söz edilemez. Bu durumda saklı payınız zedelendiyse tenkis davası açılır. Tenkis davası, saklı payın zedelendiğini öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde ölüm tarihinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.

Cevap: Duruma göre. Devralan kişi ölen kişiye gerçekten bakmış, yanında barındırmış ve günlük ihtiyaçlarını karşılamışsa devir kural olarak geçerlidir. Ortada gerçek bir bakım ihtiyacı ya da fiilen yapılmış bir bakım yoksa ve sözleşme diğer mirasçılardan mal kaçırmak için kurulmuşsa, muvazaa nedeniyle iptal edilebilir. Ayrıca sözleşmenin kanundaki şekil şartına uygun yapılıp yapılmadığı da incelenir.

Haklarınızı Geri Almak İçin Harekete Geçin

Mirastan mal kaçırma davaları, hukuki tekniklerin, emsal Yargıtay kararlarının ve usul kurallarının katı bir şekilde uygulandığı zorlu süreçlerdir. Zaman kaybı ve yanlış adımlar, haklı olduğunuz bir davayı kaybetmenize yol açabilir. Ücretsiz durum değerlendirmesi ile yasal haritanızı birlikte çıkaralım.

Yüce Hukuk Bürosu İletişim Bilgileri

Adres

Kırcaali, Fevzi Çakmak Cd. Göktaş İş Merkezi No:62 Kat:3 Ofis No:13, 16220 Osmangazi/Bursa

Ofis Konumu

Başa dön